‘Anti-Java’ Profesörü ve İşsiz Programcılar – 3

Tarih: Ağustos 15, 2008 | Yazan:  
Kategori: Bilişim Rüzgarı Bu makale toplam 1.458 kez okundu.

Çözümler (Bir Umut Işığı mı?)

Eğer gerçekten de Bilgisayar Bilimleri müfredatının geliştirilmesi, genişletilmesi ve derinlik kazandırılması gerekiyorsa acaba Dewar’ın bu bağlamda öngörebildiği herhangi bir geliştirme söz konusu mu?

Dewar “Bilmiyorum,” diyor. “Bu konuda oldukça muazzam bir ilgi var diyebiliriz. Ve bu konuda ACM’nin [Association of Computer Machinery] düzenlediği bir ses-sese karşı organizasyonu yapılacak olması oldukça umut verici. Bu organizasyonda ses bölümünü yani tezi ben, karşı sesi yani anti-tezi de diğer bazı üniversitelerden meslektaşlarım yazacak ve tüm meseleyi enine boyuna tartışabileceğiz.”

“Ben bu konuyu tartışma konusu olarak korumaya çalışıyorum. Üniversite çevrelerindeki pek çok kişiyi ilgilendirdiğinin de farkındayım. Ancak mesele şu ki üniversitelerdeki fakülte üyeleri arasında pek az kişi yazılım hakkında gerçekten bir şeyler biliyor. Çoğunluk bilgisayar bilimi teorisini ve programlama dili teorisini biliyor ancak göreceli olarak programcı ve yazılım mühendisi olan ve büyük uygulamalarda nelerin yer aldığını anlayan kişi sayısı çok daha az.”

“Bu gerçekten de aslında pek üniversitelerin ilgilendiği bir şey değil. Çünkü bilgisayar bilimlerine bir mühendislik alanı değil bir bilim alanı olarak yaklaşma eğilimindeler. Dolayısıyla bu konuda bir zayıflık olduğunu hep duyumsamışımdır.”

Sorunu oluşturan şeylerden birisi de programcılığın öğretilmesinin zor oluşu. “Programcılık yüksek teknolojik yeteneklerin ve estetik sanatın bir karışımdır. Ve bu yakalanması çok zor bir kombinasyondur.”

Dewar programcıları daha iyi eğitmek için en azından dört yöntem olduğundan bahsediyor:

  • Daha çok bire-bir rehberlik : Dewar “Benim programcılık öğretmekte en başarılı olduğum zamanlar öğrencilerimle bire-bir çalıştığım zamanlardı,” diyor. Elbette ki üniversite düzeyinde bir öğrenciye 30 ve hatta bazen 90 öğrenci düştüğü düşünülürse bu oldukça zor.
  • Bolca iyi yazılmış kod okumak : Dewar “Programcılığı öğrenmenin kritik yollarından birisi de gerçekten iyi programcılar tarafından yazılmış bir sürü kod okumaktan geçer. Pek çok öğrencinin bu fırsatı olmuyor,” diyor.
  • Grup halinde çalışmak : Dewar “çok daha fazla grup projesi örmek isterim. Bu projelere not vermek oldukça zordur, ve genellikle de not verme sistemi eğitimin önünde engel teşkil eder. Bu da o durumlardan birisidir. Bir müdürün yaşadığı zorluk da buna benzerdir: hangi çalışanın işe ne kadar katkı sağladığını tespit etmek gerçekten zor olabilir,” diyor.
  • Kod “kopyalamanın” değerli olduğunu fark etmek : “Öğrencilerimize verdiğimiz mesajın ‘Kimseden kopya çekmeyin, kendi çalışmanızı kendiniz oluşturun’ olduğunu düşünürsek bu oldukça enteresan. Çünkü daha sonra onları gerçek endüstri ortamına salıyoruz ve orada mesaj aniden ‘Kod doğruysa kullanabildiğiniz kadar sık kullanın’ şekline dönüşüyor. Gerçek dünyada programcılar diğer kişilerin yazdığı kod yığınlarını sıklıkla kullanırlar.”


Tüm bunlar iyi öneriler olsa da tek başına Dewar’ın sözleri bir değişimi başlatmak için yeterli değil. Dewar’ın da farkında olduğu üzere Bilgisayar Bilimleri yeni bir ateş yakmalı.

Dewar “Tüm bu insanların ‘Evet, tabi, doğru söylüyorsun’ dediklerini sıkça duyuyorum ancak lafla peynir gemisi yürümez bir şeyler yapmaya başlamak gerekir” diyor.

“Açık olan bir şey varsa o da ACM müfredat tartışmalarında daha endüstrinin daha fazla temsil edilmesine ihtiyacımız var, zira odak noktası gerçekten de bu tartışmalar. ACM’nin müfredat üzerinde gerçekten de büyük bir etkisi mevcut. Her yıl bir bilgisayar bilimi müfredat tavsiyesi oluşturuyorlar. Dolayısıyla çıkış noktası bu olmalı.”

Bunun önündeki engellerden birisini ise Dewar şöyle tanımlıyor: “Eylemsizlik had safhada. Pek çok üniversite üyesi gerçekten de yeni şeyler öğrenmeye niyetli değiller.”

Tüm şüphelerine ve olumsuzluklara rağmen Dewar iyi eğitimli, zeki bir Bilgisayar Bilimleri mezununun iyi bir kariyere sahip olabileceğine inanıyor.

“Benim görüşüme göre bu alan aptal olan birinin yüksek maaşlı bir iş olanağı yakalayabileceği bir alan değil. Sadece internet üzerinden işlem gören işletmelerde aptal olsun olmasın herkes yüksek maaşlı bir iş bulabilir. Ancak rekabetçi, iyi eğitimli öğrenciler sorun yaşamadan iyi maaşlı işler bulabileceklerdir. Bence bu oldukça makul bir görüş.”

  • Reklam Alanı

Yorumlar

2 Yanıtlar to “‘Anti-Java’ Profesörü ve İşsiz Programcılar – 3”
  1. Erman CAN dedi ki:

    Teşekkürler, çok değerli bilgiler.

Yorum Yazın